top of page

Herkes Anksiyete veya Psikolojik Diyor, Peki Ya Değilse? Tanıdan Şüphe Etme Kaygısı!

Yazar: Psikolojik Danışman Ayşenur Güngör


Anksiyete tanısından şüphe etme,Hastalık Kaygısı Bozukluğu, yanlış tanı korkusu, anksiyete ve tıbbi durumlar, hipokondriyazis


"Doktor tüm testleri yaptı, temiz dedi. Psikiyatrist 'Anksiyete' dedi. Ama ya yanılıyorlarsa? Ya gerçekten kalbimde/beynimde/organlarımda atlanan ölümcül bir sorun varsa?"


Bu düşünce, anksiyete ve panik bozukluklarla mücadele eden kişilerin zihnindeki en inatçı ve en acı verici sorudur. Hatta bu inatçı şüphe, zaten var olan kaygının kendisini besleyen ana yakıttır.


Size "anksiyete" tanısı konulmuş olmasına rağmen, içinizdeki "ya değilse?" fısıltısının neden susmadığını ve bu durumu nasıl yöneteceğinizi adım adım inceleyelim.


1. "Ya Değilse?" Düşüncesi, Tanının Bir Parçası Olabilir

Kaygı ve OKB'nin bir alt türü olan Hastalık Kaygısı Bozukluğu (Hipokondriyazis), tam olarak sizin yaşadığınız bu durumu tanımlar: Kişinin ciddi bir hastalığı olduğuna inanması veya olacağına dair aşırı kaygı duyması, tıbbi güvencelere rağmen bu kaygının devam etmesi.


Eğer siz:

  • Defalarca doktora gidip test yaptırdıysanız,

  • Tüm sonuçlarınız temiz çıkmasına rağmen tatmin olmadıysanız,

  • Doktorun atladığına, ihmal ettiğine veya yanlış teşhis koyduğuna dair sürekli şüphe duyuyorsanız,

  • Belirtilerinizi internette sürekli araştırıyorsanız...


O zaman sizin asıl sorununuz, atlanmış bir hastalık değil, tam da bu tanılara güvenememe halidir. Zihniniz, fiziksel olarak güvende olduğunuza dair kanıtları bile reddetmektedir.


2. Anksiyete Neden Gerçek Hastalık Gibi Hissedilir?

Anksiyete, sadece bir "duygu" değil, vücudu fizyolojik olarak etkileyen bir tepkidir. Savaş ya da Kaç tepkisi devreye girdiğinde:


  • Kalp Çarpıntısı: Kanın kaslara pompalanması gerekir, bu da kalbin hızlanması ve çarpıntı hissi yaratır. (Kalp krizi korkusu tetiklenir.)

  • Nefes Darlığı: Hızlı ve yüzeysel nefes alma başlar (Hiperventilasyon). (Boğulma veya solunum yetmezliği korkusu tetiklenir.)

  • Baş Dönmesi: Beyne giden oksijen dengesi bozulur. (Felç veya bayılma korkusu tetiklenir.)


Bu fiziksel belirtiler o kadar gerçektir ki, beyniniz bunları tehlikenin kanıtı olarak yorumlar. Tanı konulsa bile, bedeniniz yalan söylüyormuş gibi hissettiği için, tanının yanlış olduğu inancı devam eder.


3. Tıbbi Olarak "Atlanmış Hastalık" Şüphesi Nasıl Yönetilir?

Eğer bu şüphe zihninizden çıkmıyorsa, bilimsel ve pratik olarak atmanız gereken son adımlar şunlardır:

  1. Kapsamlı Tıbbi Kontrol: Mümkünse, bir dahiliye uzmanına giderek tiroit testleri, tam kan sayımı, B12/D vitamini seviyeleri ve gerekli kardiyolojik tetkikleri içeren kapsamlı bir tarama yaptırın.


  1. Raporlara Güvenme Kararı: Tüm bu testler temiz çıktıysa, elinizdeki kanıtın %99.9 doğru olduğunu kabullenmeye çalışın. Anksiyete ile mücadelede ilk adım, fiziksel güvenceyi kabul etmektir.


  1. Psikolojik Tedaviye Odaklanma: Tıbbi neden elendikten sonra, enerjinizi fiziksel kontrol arayışından çekip, psikolojik tedaviye yönlendirin.


Unutmayın: Anksiyete sizi ölüme götürmez, ama sürekli doktor doktor gezmek, gereksiz testler yaptırmak ve bitmeyen endişe, yaşam kalitenizi ciddi şekilde düşürür.


4. Kaygıyı Kabullenme Adımı


Şu anda yaşadığınız yoğun korku ve şüphe, büyük ihtimalle, size konulan anksiyete tanısının tam olarak kendisidir. Bir psikolog veya psikiyatristin yardımıyla, bu "Ya değilse?" düşüncesinin bir obsesyon (takıntı) olduğunu fark etmeyi ve bu düşünceye karşı gelmek yerine onu kabullenmeyi öğrenmeniz gerekir.


Tedavinin Amacı: Belirtilerinizi yok etmek değil, o belirtiler geldiğinde "Bu sadece anksiyete, güvendeyim" diyebilmeyi öğrenmektir.


Sevgiyle ve Sağlıcakla kalın

  • Instagram
  • Facebook
  • Whatsapp
bottom of page