Benimle iletişime geçin!
Telefon
+905303379340
E-posta
psk.dan.aysenurgungor@gmail.com
Adres
Plevne Mh. Küçük Sk. No:1 D:5,10050
Altıeylül/Balıkesir
©️2025.10 V.1.0
Tehlike Yokken Neden Çarpıntı Var? Panik Atakta Vücutta Olanlar
Yazar: Psikolojik Danışman Ayşenur Güngör
Panik Atakta Vücutta Olanlar,Panik atak fizyolojisi, savaş ya da kaç tepkisi, adrenalin, kalp çarpıntısı, anksiyete
Bir an içinde, oturduğunuz yerde kalbiniz hızla çarpmaya başlar, nefesiniz kesilir, sanki boğuluyormuşsunuz gibi hissedersiniz. El ve ayaklarınız uyuşur, kontrolünüzü kaybetmekten ya da ölmekten korkarsınız. Bu deneyim, yani panik atak, birçok kişi için hayatı durduran, yoğun bir dehşet anıdır.
Bu durumun en korkutucu yanı, çoğu zaman ortada gerçek bir fiziksel tehlike olmamasıdır. Peki, vücudumuz neden tehlike yokken bir alarm sistemi gibi çalışmaya başlar?
Bu yazıda, bir panik atakta vücutta olanlar konusunun fizyolojisini inceleyeceğiz. Bu mekanizmayı anlamak, atağın kontrolünü ele almanızın ilk ve en önemli adımıdır.
Panik Atağın Merkezi: Savaş ya da Kaç Tepkisi
Panik atak, beyin ve vücut arasındaki hayatta kalmaya yönelik evrimsel bir mekanizmanın yanlışlıkla devreye girmesidir. Bu mekanizmanın adı: Savaş ya da Kaç (Fight or Flight) Tepkisi.
Beynimizin korku merkezi olan Amigdala, ani bir tehdit (örneğin, trafikte arabanın aniden durması, ormanda vahşi bir hayvanla karşılaşmak) algıladığında, saniyenin onda biri hızında vücudumuza bir acil durum sinyali gönderir. Panik bozukluğunda ise, bu alarm sistemi, yanlış bir alarm verir. Beynimiz, günlük bir stresi ya da masum bir bedensel duyumu (hızlı nefes alma, kalp atışı) ölümcül bir tehlike olarak yorumlar.
Bu yanlış alarm verildiğinde, vücudumuzda şunlar zincirleme olarak gerçekleşir:
1. Adrenalin Bombardımanı
Beyin, böbrek üstü bezlerine adrenalin (epinefrin) ve kortizol (stres hormonu) salgılaması emrini verir. Adrenalin, vücudunuzu fiziksel bir eyleme (savaşmaya veya kaçmaya) hazırlayan bir yakıt gibidir.
Sonuç: Kalp atış hızı ve kan basıncı aniden yükselir. Bu, panik atakta hissedilen o yoğun kalp çarpıntısı hissine ve göğüste sıkışmaya neden olur.
2. Solunum ve Oksijen Dengesizliği
Vücut, kaslara daha fazla oksijen göndermek için solunumu hızlandırır. Ancak bir yere koşmadığınız için, bu hızlı nefes alıp verme (hiperventilasyon) vücudunuzdaki karbondioksit/oksijen dengesini bozar.
Sonuç: Nefes darlığı, boğulma hissi ve yetersiz nefes alma algısı ortaya çıkar. Hatta bu durum, panik atağın en korkutucu belirtisi olan boğuluyormuş gibi hissetme düşüncesini tetikler.
3. Kanın Yeniden Dağıtılması
Kan, hayati olmayan bölgelerden (parmak uçları, cilt, sindirim sistemi) hayati kas gruplarına (kol ve bacaklar) pompalanır. Bu, savaş veya kaçış için önemlidir.
Sonuç: Sindirim yavaşlar, bu da mide bulantısı veya karın ağrısı yaratabilir. Ellerde, ayaklarda ve dudaklarda kan akışının azalması nedeniyle uyuşma ve karıncalanma (parestezi) hissedilir.
4. Denge ve Gerçeklik Algısının Kaybı
Adrenalin ve hızlı solunum, beyne giden kan akışını anlık olarak değiştirebilir. Ayrıca, yoğun korku altındaki zihin bazen kendisini ve çevresini yabancılaştırma eğilimi gösterir.
Sonuç: Baş dönmesi, sersemlik hissi veya bayılacakmış gibi olma duygusu ortaya çıkar. Ayrıca, kişinin kendini veya çevresini gerçek dışı hissetmesi (derealizasyon ve depersonalizasyon) yaygın bir panik atak belirtisidir.
Panik Atağın Kısır Döngüsünü Kırmak
Unutulmaması gereken en önemli şey: Panik atakta vücutta olanlar tamamen doğal ve zararsız fiziksel tepkilerdir. Sizi öldürmez, sadece aşırı reaksiyon gösterir.
Panik atağı kırmanın yolu, bu fiziksel belirtilerin gerçek bir tehlike değil, sadece bir adrenalin dalgası olduğunu anlamaktan geçer.
Bilinçli Nefes Tekniği: Atak sırasında hızlı ve sığ nefesler yerine, nefesinizi yavaşlatıp derinleştirerek karbondioksit/oksijen dengenizi normalleştirebilirsiniz. (4 saniye al, 6 saniye ver kuralı gibi.)
Topraklama: Kendinizi bu yoğun duyumlar yerine, çevrenizdeki nesnelere odaklanarak "gerçek ana" geri getirin (5-4-3-2-1 tekniği).
Panik bozukluğu tedavisinde en etkili yöntemlerden biri, bu yanlış alarmı tanımayı ve yönetmeyi öğreten Bilişsel Davranışçı Terapidir (BDT).



